SEVGİLİ MÜLKİYELİLER
Geçtiğimiz birkaç dönemdir,
Mülkiyeliler Birliği olmaması gereken tartışmalar, kavgalar, davalar ile anılır
olmuştu. Burada şu haklı bu haksız tartışmasına girmeyeceğim. Yaşananlar
böyleydi.Mart ayı başında seçime katılma kararı verdiğimde, Mülkiyeli dostlarım seçime bile gelmeyeceklerini söylüyorlar, taraflardan gelen ve karşılıklı suçlamaları içeren mail'leri okumadıklarını ifade ediyorlardı.
“Yeniden Mülkiye” ve “Siyasal
Mülkiye” grupları seçimlere kesinlikle ayrı listeler halinde gireceklerini,
mevcut yönetimle derin siyasi farklılıkları olduğunu söylüyorlardı. Onların
arayışı ve düşünceleri, Mülkiyeliler Birliği’ne ilişkin görüşlerimle çakışınca
aday olmaya ve seçim sürecini birlikte omuzlamaya karar
verdik.
Hepinizin bildiği gibi, seçim
öncesi Mülkiyeliler Birliği sıkıntılı bir süreç yaşıyordu. Karşılıklı açılan
davaların bıktırıcılığının yanı sıra enerjimiz tükeniyor, Mülkiyeliler Birliği,
bir demokratik kitle örgütü olarak da süreçlerden kopuyordu.
İncek'teki 83 dönüm arsamız için
yıllarca irtifak hakkı bedeli ödemiş olmamıza rağmen, proje geliştirmediğimiz
için mahkeme aleyhimize karar vermişti. Nakkaştepe projesi üzerinde yoğun bir
tartışma vardı.
Mülkiyeliler Birliği'nin yeni bir
soluğa, taze bir başlangıca ihtiyacı vardı. Bu yapılmazsa kavga ve tartışmaların
üzerinden kutuplaşmalar artacaktı. Mülkiyeliler Birliği'nin enerjisini yok eden
bu süreçten bir şekilde çıkılması gerekiyordu.
Benimle birlikte süreci
tarifleyen,”Yeniden Mülkiye” ve ”Siyasal Mülkiye” ile çeşitli arkadaş
gruplarının desteğiyle bu süreci; emek eksenli, soldan bir duruşla değiştirme, Mülkiyeyi yeniden düşünce üreten
bir kurum haline dönüştürme amacıyla aday oldum. Birlikte yola çıktığımız
arkadaşlar ağırlıklı olarak 1986-2000 yıllarında Fakültemiz öğrenci derneğinde
görev almış arkadaşlardı.
Seçim kampanyamızı, önümüzdeki
sürecin bir barış, dostluk, dayanışma kısacası Mülkiye Ruhunun yeniden
canlandırılacağı bir süreç olarak gördüğümüzü ve Mülkiyeliler Birliği’nin
yeniden restorasyonunu amaçladığımızı “yapılacak işlerimiz, söyleyecek sözümüz
var” bildirimizle başlattık.
Mülkiyeli dostlarımıza
projelerimizi anlattık. Başta İstanbul olmak üzere, Eskişehir, Bursa, Antalya ve
İzmir şubelerimizi ziyaret ettik. Oralardaki üyelerimizle
söyleştik.
İzmir şubemizin genç, çalışkan ve
dinamik yönetiminin koruma altındaki İzmir Şube binamızı kamu kaynaklarıyla
nasıl yenilediğini sevinerek gözlemledik.
Antalya şubemizin, yeni ve eski
yönetimleri ile el ele Lara'da yeni bir
tesisi Mülkiye camiasına kazandırdıklarına sevinerek tanık
olduk.
İstanbul şubemizin Nakkaştepe
projesinin hayata geçmesi için nasıl emek harcadığını
gördük.
Ve gözlemledik ki Mülkiyeli dostlarımız;
-Artık kavga istemiyor
-Projelerin konuşulmasını ve hayata geçirilmesini istiyor
-Birliğin yeniden düşünce üreten
bir kurum olmasını istiyor
-Şeffaf, denetlenebilir, hesap
verebilir bir yapı istiyor
-Mülkiye ruhunun yeniden
canlandırılmasını istiyor
-Fakülteye daha çok destek
verilmesini istiyor
-Öğrencilerimize daha çok destek
verilmesini istiyor
-Burs politikasının
değiştirilmesini istiyor
-Binaların yıkımı konusunun
yeniden gündeme getirilmemesini istiyor...
Seçim sürecine dahil olduğumuz
andan sonra sürecin olgun bir havada geçmesi için çok emek harcadık.
Tartışmaları doğru noktalara çektik. Bu seçimlerin sonucunu gençler, özellikle
de son sandık belirledi. Temennim gençlerin sadece oy kullanmaya gelmemeleri,
süreçlere de sahip çıkmalarıdır.
Geçmiş yönetimi, çektikleri
sıkıntılara rağmen Mülkiyeliler Birliği’nin binalarının korunması konusundaki çabalarından ötürü
kutluyorum. Sayın Erdal Eren’i bu sürecin önemli, yapıcı unsuru olmasından ötürü
kutluyorum. Sayın Nejat Kumbasar’ı seçimlere kattığı güzel rüzgar için
kutluyorum. Tabii ki seçimi kazanan Sayın Sevilay Çelenk'i de başarısından ötürü
kutluyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Ülkü Ekren
