30 Mart 2012 Cuma

SEÇİMLERE İLİŞKİN

SEVGİLİ MÜLKİYELİLER
Geçtiğimiz birkaç dönemdir, Mülkiyeliler Birliği olmaması gereken tartışmalar, kavgalar, davalar ile anılır olmuştu. Burada şu haklı bu haksız tartışmasına girmeyeceğim. Yaşananlar böyleydi.

Mart ayı başında seçime katılma kararı verdiğimde, Mülkiyeli dostlarım seçime bile gelmeyeceklerini söylüyorlar, taraflardan gelen ve karşılıklı suçlamaları içeren mail'leri okumadıklarını ifade ediyorlardı.

“Yeniden Mülkiye” ve “Siyasal Mülkiye” grupları seçimlere kesinlikle ayrı listeler halinde gireceklerini, mevcut yönetimle derin siyasi farklılıkları olduğunu söylüyorlardı. Onların arayışı ve düşünceleri, Mülkiyeliler Birliği’ne ilişkin görüşlerimle çakışınca aday olmaya ve seçim sürecini birlikte omuzlamaya karar verdik.


Hepinizin bildiği gibi, seçim öncesi Mülkiyeliler Birliği sıkıntılı bir süreç yaşıyordu. Karşılıklı açılan davaların bıktırıcılığının yanı sıra enerjimiz tükeniyor, Mülkiyeliler Birliği, bir demokratik kitle örgütü olarak da süreçlerden kopuyordu.


İncek'teki 83 dönüm arsamız için yıllarca irtifak hakkı bedeli ödemiş olmamıza rağmen, proje geliştirmediğimiz için mahkeme aleyhimize karar vermişti. Nakkaştepe projesi üzerinde yoğun bir tartışma vardı.


Mülkiyeliler Birliği'nin yeni bir soluğa, taze bir başlangıca ihtiyacı vardı. Bu yapılmazsa kavga ve tartışmaların üzerinden kutuplaşmalar artacaktı. Mülkiyeliler Birliği'nin enerjisini yok eden bu süreçten bir şekilde çıkılması gerekiyordu.


Benimle birlikte süreci tarifleyen,”Yeniden Mülkiye” ve ”Siyasal Mülkiye” ile çeşitli arkadaş gruplarının desteğiyle bu süreci; emek eksenli, soldan bir duruşla değiştirme, Mülkiyeyi yeniden düşünce üreten bir kurum haline dönüştürme amacıyla aday oldum. Birlikte yola çıktığımız arkadaşlar ağırlıklı olarak 1986-2000 yıllarında Fakültemiz öğrenci derneğinde görev almış arkadaşlardı.


Seçim kampanyamızı, önümüzdeki sürecin bir barış, dostluk, dayanışma kısacası Mülkiye Ruhunun yeniden canlandırılacağı bir süreç olarak gördüğümüzü ve Mülkiyeliler Birliği’nin yeniden restorasyonunu amaçladığımızı “yapılacak işlerimiz, söyleyecek sözümüz var” bildirimizle başlattık.


Mülkiyeli dostlarımıza projelerimizi anlattık. Başta İstanbul olmak üzere, Eskişehir, Bursa, Antalya ve İzmir şubelerimizi ziyaret ettik. Oralardaki üyelerimizle söyleştik.


İzmir şubemizin genç, çalışkan ve dinamik yönetiminin koruma altındaki İzmir Şube binamızı kamu kaynaklarıyla nasıl yenilediğini sevinerek gözlemledik.


Antalya şubemizin, yeni ve eski yönetimleri ile el ele Lara'da yeni bir tesisi Mülkiye camiasına kazandırdıklarına sevinerek tanık olduk.


İstanbul şubemizin Nakkaştepe projesinin hayata geçmesi için nasıl emek harcadığını gördük.

Ve gözlemledik ki Mülkiyeli dostlarımız;

-Artık kavga istemiyor

-Projelerin konuşulmasını ve hayata geçirilmesini istiyor


-Birliğin yeniden düşünce üreten bir kurum olmasını istiyor


-Şeffaf, denetlenebilir, hesap verebilir bir yapı istiyor


-Mülkiye ruhunun yeniden canlandırılmasını istiyor


-Fakülteye daha çok destek verilmesini istiyor


-Öğrencilerimize daha çok destek verilmesini istiyor


-Burs politikasının değiştirilmesini istiyor


-Binaların yıkımı konusunun yeniden gündeme getirilmemesini istiyor...


Seçim sürecine dahil olduğumuz andan sonra sürecin olgun bir havada geçmesi için çok emek harcadık. Tartışmaları doğru noktalara çektik. Bu seçimlerin sonucunu gençler, özellikle de son sandık belirledi. Temennim gençlerin sadece oy kullanmaya gelmemeleri, süreçlere de sahip çıkmalarıdır.


Geçmiş yönetimi, çektikleri sıkıntılara rağmen Mülkiyeliler Birliği’nin binalarının korunması konusundaki çabalarından ötürü kutluyorum. Sayın Erdal Eren’i bu sürecin önemli, yapıcı unsuru olmasından ötürü kutluyorum. Sayın Nejat Kumbasar’ı seçimlere kattığı güzel rüzgar için kutluyorum. Tabii ki seçimi kazanan Sayın Sevilay Çelenk'i de başarısından ötürü kutluyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,

Ülkü Ekren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder